günaydınlar merhabalar sevgiler saygılar hürmetler efenim......yine bir şafak vakti sürüne sürüne geldim sevgili mıntıkamıza...çayımın gelmesini beklerken birkaç nacizane cümleler kurayım istedim yada bir kaç anlamsızca veyahut anlamlıca olmadı herhangi birşeyde sıkıştırıveririm cümlelerimin arasına...ağzımda mentollü sakızı cart cart çiğnemekteyim(sakızın markasını reklam olmasın diye yazmadım! çok bilinçli tüketiciyin canımmmm)ekranlarda yemekteyiz diye deli saçması, saçmasındanda öte berbat bir yarışma varmış bizim ev halkı pür dikkat izliyor, gülüyor, yorumlar yapıyor; allah allah dedim nedir bunları bu kadar kırıp geçiren diye ufaktan bir göz atıverdim ama sırf merakımdan....?yarışmada 5 kişi yarışıyor her akşam düzenli olarak birine misafirliğe gidiliyor ve ev sahibi kendini beğendirebilmek için konuklarını iyi ağırlamak için yemekler hazırlıyor vs.. buraya kadar herşey normal fakat bundan sonrasında var asıl bir bit yeniği...sofraya oturan bay bayan çok bilmiş ukalalar önce kaşıklardan başlıyor eleştirmeye, masa düzeninden ortalıyor, yemeklerden bitiriyor...birbirlerine olmadık hakaretler ediyorlar yemekleri tanımlarken iğrençti,pisti,kötüydü vs gibi cümleler kullanıyorlar herşeyden öte allahın verdiği nimeti öpüp başına koyacağı yerde burun kıvırıp birde küçümsüyorlar ve bunun adınada çağdaşlık diyorlar ohhh ne güzel yaaa tam avrupai olmuşuz meğer.oysa bugün afrikada açlıktan ölen, bir kuru ekmeğe muhtaç çocuklar var ve kimse onları düşünmüyor,görmüyor. unutmayınki onların seçme hakkı bile yok!... hadi ondan geçtim peki ükemizdeki yoksul halk onlara bir bakın gidin görün bakalım sizin beğenmediğiniz yemekleri yiyebiliyorlarmı? eyyyy yapımcılar millet aç, yoksul, sefil, ülkemizde açlık sınırları her geçen gün dahada artmakta!bir lüxüs hayat modeli almış başını gidiyor gözünü sevdiğimin türkiyesinde... bizim geleneklerimiz sofra adabımız böylemiydi acaba?kurulan yer sofrasında allah ne verdiyse bölüşüp yemek o yemeklerden alınan lezzet haz yemek sofrasına duyulan saygı itina özen böyleydi bizim soframız.anadolu sofralarında yemekte konuşmak günahtan sayılırdı yemeğini bitiren ellerinize sağlık der öyle kalkardı buydu saygı buydu gelenek.şimdi yer sofralarının yerini masalar almış olsa bile gelenekler ve saygı hiç bitmedi...bu gibi programları yapan yöneticelere bir sözüm var bırakın insanlarla dalga geçmeyi yada bizleri yozlaştırmayı, zehirlemeyi!gerçekleri yansıtın yaptığınız programlar yapıcı olsun yıkıcı değil,biz kimseye benzemek istemiyoruzki onları model olarak görelim?bırakın artık başkalarına benzemeyi, onları taklit etmeyi birazda biz örnek alınalım yaşantımızla kültürümüzle bu daha güzel olurdu. sözümü burda bitiriyorum aslında yazılacak çok şey var fakat zaman yok şimdilik eyvallah.......
19 Ocak 2009 Pazartesi
sevgili günlüğüm
günaydınlar merhabalar sevgiler saygılar hürmetler efenim......yine bir şafak vakti sürüne sürüne geldim sevgili mıntıkamıza...çayımın gelmesini beklerken birkaç nacizane cümleler kurayım istedim yada bir kaç anlamsızca veyahut anlamlıca olmadı herhangi birşeyde sıkıştırıveririm cümlelerimin arasına...ağzımda mentollü sakızı cart cart çiğnemekteyim(sakızın markasını reklam olmasın diye yazmadım! çok bilinçli tüketiciyin canımmmm)ekranlarda yemekteyiz diye deli saçması, saçmasındanda öte berbat bir yarışma varmış bizim ev halkı pür dikkat izliyor, gülüyor, yorumlar yapıyor; allah allah dedim nedir bunları bu kadar kırıp geçiren diye ufaktan bir göz atıverdim ama sırf merakımdan....?yarışmada 5 kişi yarışıyor her akşam düzenli olarak birine misafirliğe gidiliyor ve ev sahibi kendini beğendirebilmek için konuklarını iyi ağırlamak için yemekler hazırlıyor vs.. buraya kadar herşey normal fakat bundan sonrasında var asıl bir bit yeniği...sofraya oturan bay bayan çok bilmiş ukalalar önce kaşıklardan başlıyor eleştirmeye, masa düzeninden ortalıyor, yemeklerden bitiriyor...birbirlerine olmadık hakaretler ediyorlar yemekleri tanımlarken iğrençti,pisti,kötüydü vs gibi cümleler kullanıyorlar herşeyden öte allahın verdiği nimeti öpüp başına koyacağı yerde burun kıvırıp birde küçümsüyorlar ve bunun adınada çağdaşlık diyorlar ohhh ne güzel yaaa tam avrupai olmuşuz meğer.oysa bugün afrikada açlıktan ölen, bir kuru ekmeğe muhtaç çocuklar var ve kimse onları düşünmüyor,görmüyor. unutmayınki onların seçme hakkı bile yok!... hadi ondan geçtim peki ükemizdeki yoksul halk onlara bir bakın gidin görün bakalım sizin beğenmediğiniz yemekleri yiyebiliyorlarmı? eyyyy yapımcılar millet aç, yoksul, sefil, ülkemizde açlık sınırları her geçen gün dahada artmakta!bir lüxüs hayat modeli almış başını gidiyor gözünü sevdiğimin türkiyesinde... bizim geleneklerimiz sofra adabımız böylemiydi acaba?kurulan yer sofrasında allah ne verdiyse bölüşüp yemek o yemeklerden alınan lezzet haz yemek sofrasına duyulan saygı itina özen böyleydi bizim soframız.anadolu sofralarında yemekte konuşmak günahtan sayılırdı yemeğini bitiren ellerinize sağlık der öyle kalkardı buydu saygı buydu gelenek.şimdi yer sofralarının yerini masalar almış olsa bile gelenekler ve saygı hiç bitmedi...bu gibi programları yapan yöneticelere bir sözüm var bırakın insanlarla dalga geçmeyi yada bizleri yozlaştırmayı, zehirlemeyi!gerçekleri yansıtın yaptığınız programlar yapıcı olsun yıkıcı değil,biz kimseye benzemek istemiyoruzki onları model olarak görelim?bırakın artık başkalarına benzemeyi, onları taklit etmeyi birazda biz örnek alınalım yaşantımızla kültürümüzle bu daha güzel olurdu. sözümü burda bitiriyorum aslında yazılacak çok şey var fakat zaman yok şimdilik eyvallah.......
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder