sevgili günlük yüreğimin ağladığı bir günden yazıyorum sana bu satırları...nenemin sıcak tandır ekmeği geldi aklıma ağladım....farkettimki ben nenemi özlemişim deli gibi;onun kokusunu,sesini,bana verdiği sıcacık güven duygusunu,nasırlı elleriyle saçlarımı okşamasını, kaynar suda haşlar gibi çimdirmesini...ah nene ahhh şimdi seslensem sesime ses verirmisin koşarmısın imdadıma...bilirim iki elin kanda olsa gelirdin koşa koşa... ölümün yüzü soğuktur nene toprak ağır gelir, kalkmak istersin ama nafile kaldıramazsın başını...nur içinde yat nene toprağın bol olsun rahmetle...cefakar nenem seni çok seviyorum.ufak kırıntılarda olsa hatırımda kalanlar olsun ne kaldıysa anlatmak seni kelimelerin en güzeli...seninle yaşadığım günlerin anısı kamçılıyor yüreğimi, anlatmak istiyorum peştemalli nenemi az ve öz cümlelerle.nenem;sözünün eri hani erkek gibi kadın derlerya aynı öyleydi,sırtında şalı boynunda siyah şövesi,başında kofik'i ile tipik bir doğu kadınıydı.yılların vermiş olduğu çizgiler süslesede yüzünü gençliğinden kalan güzelliğini hiç yitirmemişti yosun yeşili gözleri vardı ipek gibide bir ten, güzeldi nenem! çok küçük yaşta zorla kaçırmış pala bıyıklı çapkın dedem.tüm çocukluğumu neredeyse nenemle beraber geçirdim kıl kuyruğu gibi yapışmıştım kadına benden kurtulması ne mümkün:))ne ben ondan ayrılırdım nede o!hatırlarmısın nenem;
Dere boyuna inerdik inekleri otlatmaya, sıcaktan yorgun düştüğümüzde soluğu kavak ağacının gölgesinde alırdık derenin serin suyuyla erzaklarımızı(domates, salata, yeşil soğan)yıkar tandır ekmeğiyle yerdik afiyetle.yayık ayranında ne güzel giderdi yanında.karnımı doyurduğumda başımı kucağına koyardım saçlarımı okşaman için.sen saçlarımı okşardın ben tatlı tatlı sırıtırdım:)ara sıra; sarı inek keyfimi bozardı ama yinede şikayetçi değildim halimden…ne zaman başım sıkışsa sana koşardım can simidimdin. annemin dayaklarından az mı kurtardın beni nenem.yazları çok sıcak olduğundan evde uyumaz avluya sererdik yatağımızı, koynunda yıldızları seyredip uyumak ne güzeldi.ilerleyen yaşına rağmen çok çalışırdın;tarlada, bağda,bostanda... tandırı yakıp ekmek pişireceğin zaman sana çalı çırpı toplardım sonrada yanına ilişir tandırdan çıkan sıcak ekmekleri üzerinde tereyağını gezdirip çeçil peyniriyle yerdim...sarıkızı sağarken türküler çığırırdın yanık kürtçenle, uzun hava söylerdin sıkılırdım...şimdi o sıkılmalarımı nasılda özlüyorum keşke içimdeki özlemi hissetsen...duysan...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder