merhabalar herkese çok fena üşütmüşüm a dostlar kulak burun boğaz enfeksiyonu sanırsam dün gittim doktara bir sürü ilaç verdi 3 günde raporluyum birgünde yılbaşı tatili ohhhhhhhhh ohhhhhhhhh önümüzdeki hafta yırttım sayılır bedenime saygım olmasa hasta olduğum için zil takıp oynıycam neredeyse.ama varya allah kimseyi devlet kapısına düşürmesin insanı yormak için ellerinden geleni yapıyorlar o merdivenlerden bir aşağı bir yukarı başım döne döne çıktım önce numara almak için sıraya girmemi söylediler sırada sıra hani başı var sonu yok neyse girdim sıraya bekliyorum kimi aksırıyo kimi öksürüyo kimisi ağzını kapatmadan hapşırıyor ıyyyyyyyyy kimiside sırada derdini anlatıyor tanımadığı sıra arkadaşına ahhh ahhh bi bilsen neler çektiğimi işte gelde evlat büyüt bak şimdi halime yapayalnız geldim derdime şifa arıyorum.(yazık üzüldüm teyzeye)sıra böyle ağır ağır ilerliyor bende etrafıma bakınıyorum aradığım prens belkide bu hastanededir diye.)))şakaydı bu.blogcularıma söyliyimmmmmm derken kucağında pattaniyeye sarılı bebeğiyle bekleyen çarşaflı genç bir kadın gözüme takıldı gözüm biyerlerden ısırıyordu ama nerden düşünüyorum düşünüyorum ama bir türlü aklıma getiremedim ama uzun uzunda süzüyorum kadını inat ettimya bikere ille hatırlıycam..evet bu o güzel kız dedim içimden şimdi hatırladım yaklaşık 3 yıl önceydi aylardanda temmuzdu yanlışhatırlamıyorsam kuaförde görmüştüm onu saçlarımı kestirirken hemde. kuafördeki bütün bakışların bir anda farklı bir noktada kesiştiğini farkettim içeri çarşafıyla uzun ince bir kız girdi yanındada yine çarşaflı akrabaları vardı.randevulu geldikleri için içeride erkek olup olmadığını hiç sormadılar bile direk çarşaflarını çıkardılar birkaçı haricinde kadınların çoğu orta yaştaydı çarşafın altındaki elbiselerden ve takılardan anladığım kadarıyla oldukça hali vakti yerinde kimseler oldukları aşikardı. sonradan anladığım kadarıyla bu güzel kızı gelin olarak almışlardı o gecede kına gecesi varmış.benim dikkatimi çekense adını bilmediğim bu güzel gelinin neden hiç konuşmadığıydı sessiz sessiz saçlarının ve makyajının yapılasını bekliyordu aslında makyaj yapmaya bile gerek yoktu öylesine masum bir güzelliği vardıki anlatamam gözleri okyanus mavisi, simsiyah beline kadar uzun ve dalgalı saçları, beyaz ve pürüzsüz bir ten,düzgün fiziğiyle hemen bütün dikkatler üzerinde yoğunlaştı.kına gecesi haremlik selamlık yapılacağı için saçları açık olarak yapılacaktı kırmızı renkli Peştemalli yöresel bir kıyafet tercih edilmişti.kendise sorulan sorulara kısa yanıtlar vermeyi tercih ediyordu bilirsiniz kuaför kızlar birinin saçını yaparken lak lak lak çene yaparlar bir soru dikkatimi çekti siz öncedende çarşaflımıydınız?hayır değildim diyerek kısa bir yanıt verdi ama gittiğin yere uymalısın diyede ekledi.işleri bittiğinde telefon açtılar biz tamamız gelin diye son model bir mercedesle damat bey geldi yüklü bir bahşiş vererek gittiler.dün gördüğüm manzarayla o günkü manzara arasında dağlar kadar fark vardı.aradan sadece 3 yıl geçmiş olmasına rağmen çok değişmişti yine çarşaflıydı belki ama gözlerinin feri gitmişti yüzü solgundu bide kocası oraya buraya çekiştirip duruyordu zavallım yine sessizdi kucağında bebeğiyle ne kadarda çaresizdi belkide kadın olmanın ezikliğiyle kocasına boyun eğmek zorundaydı hiç ses etmedi sonra kalkıp gittiler giderkende içim acıyarak baktım arkasından.kadın olmak ezilmek boyun eğmekmiydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder