18 Aralık 2008 Perşembe

sevgili günlüğüm

uzun upuzun bir aradan sonra yeniden merhaba!yazacak o kadar çok şey varki hangisinden başlasam yada içimdekileri kafamda tasarlayıp kağıda nasıl döksem diye düşünmekteyim hepsini yazsam sayfalara sığmaz beynimi kemiren aklımı kurcalayan şeyleride hesaba katarsak oooooo kelimeler kifayetsiz kalır valla:)))bu gün konumuz cinsellik olsun eskiden yorgan altında yaşanan en güzel mahremiyet, bugün ise alanen rezilce yaşanan benimsenmiş bir yaşam tarzı.günden güne yitirilen değerler örf ve adetler eski kavramlar nederedeyse bitip tükenmek üzere...bir ben mi kaldım geri kafalı bir benmi çok gelenekçi anlamıyorum benim doğrularım çoğu kişiye göre artık yobazlık olarak algılanıyor benim yaşam tarzımın kültürümün geleneklerime bağlılığımın eski, tozlu tarih raflarına kaldırıldığı söyleniyor anlayamıyorum kafam basmıyor neden?
cinsellik;insanoğlunun en doğal ve tabii ihtiyacı ama benim bildiğim cinsellik iki cins arasında yaşanır ve öylece kalır üçüncü kişi bilmez hem bilmemelide zaten, bunlar geçmişte ayıp sayılırdı şimdi neden aleni şimdi neden normal ve tabii...cinsellik insanların eğlence malzemesi olmamalı gazetelerin ilk sayfalarını süslememeli yeni neslin örnek aldığı bir tablo hiç olmamalı...kendimi anlıyorum ama insanları neden anlayamıyorum onu çözemedim bazen bu dünyaya ait olmadığımı düşünüyorum hayallerim öylesine sınırsız ve uçsuz bucaksız ki sonsuzluğun içinde kaybolmak gibi bişey.
bide bugünlerde ruhum mu yaşlandı nedir?sürekli maziyi anıp duruyorum mazi dediğimde bir 10 yıl önceki hatıralarım anılarım sanki aradan 50 yıl geçmiş yıllanmış şarap gibi anılarımın güzelliğine doyamıyorum noluyo bana yaaaa ben ben miyim acaba?
belkide ölmek istiyorum genç yaşta sonsuz huzura kavuşmak başımı toprağa dayayıp birdaha hiçççç ama hiç uyanmamak artık ölümdende korkmuyorum zaten bu dünyada bir dikili ağacım yok hem olsada yanımda götürecek değilim arkamdan ağlasa ağlasa ailem ağlar sevenlerim ağlar ama biliyorumki onlarda bir zaman sonra alışır yokluğuma.bir yuvam ve çoluk çocuğum olmadığı için gözüm arkada kalmıycak bakkala kasaba manavada borcum yok artık huzur içinde ölebilirim.
ben bunları yazarken kimse intiharı düşündüğümü falan zannetmesin ki yaşamım boyunca en karşı çıktığım şeydir bu. bunları yazmamdaki amaç ecel bugün kapımı çalsa hazırlıklıyım ama bu gün için yarın ne olacağını bilemem bugünkü ruh halim bunları düşünüyor hava kasvetli ya bundandır belkide:)bayrama gelince çok güzel dinlendim gezdim tozdum eğlendim geçti gitti işte...şimdilik bu kadar günlüğüm vaktim olursa bi ara uğrarım yine dökerim içimi bi güzel tabi ömrüm yetttiği sürece hoşçakal.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler