bugün 24 kasım öğretmenler günü her 24 kasımda yüreğimi tarifsiz bir hüzün kaplar saime öğretmen gelir aklıma hayal meyal hatırladığım bembeyaz yüzü permalı kıvırcık saçları kocaman sarı küpeleri ve siyah sarı renklerle bezeli elbisesi...nur içinde yatsın.sinirli otoriter kuralcı o sert bakışlarının altına saklanmış melek gibi bir kadındı.anlattığı dersin hakkını verir döverekte olsa zorla sokardı beynimizin içine.ilk geldiği günü anımsıyorum ilkokul 3. sınıfta okuyordum herkesin dilinde aynı kelime dolaşıyordu yeni öğretmen geldi!zil çaldı hepimiz sıralarımıza oturduk büyük bir heyecanla yeni gelen öğretmenimizin sınıfa girmesini bekliyoruk derken kapı açıldı ve göründü o melek yüzüyle, sessizce oturdu masasına önce sessiz sessiz süzdü bizleri sonra kendini tanıttı adını soyadını yazdı tahtaya 10 yıllık öğretmen olduğunu aslen anadoludan geldiğini evli olduğunu kısaca anlattı bizlere sonrasında hepimizi sırayla kaldırıp adımızı nereli olduğumuzu kaç kardeş olduğumuzu sorup tanımaya çalışmıştı.sonrada hemen derse geçti vakit kaybetmeden asla boş vakit geçmesine tahammülü yoktu aldığı maaşı sonuna kadar hakediyordu.bizleri hem çok sever hemde döverdi tembel öğrenciye tahammülü yoktu tahtaya kaldırdığı öğrenci sorularını bilmek zorundaydı.bana karşı ayrıca bir ilgisi vardı kara kuru cin gibi bir kızdım onun gözünde tam not almıştım derslerim iydi ve gözünde bir numaraydım fakat buda beni diğer öğrencilerden farklı kılmamıştı. tahtaya çok zor bir problem yazmıştı ve direk beni kaldırdı çözmem için ilk ve son dayağımı o gün yemiştim ben probleme baktım problem bana ilk defa çözemedim neye uğradığımı şaşırmıştım saime öğretmende şaşırmış olmalıki o hışımla bir tokat indirdi suratıma ama ne tokat kulaklarım sesten çınladı sonra örgülü saçımı tuttu bir sağa bir sola sallayıp durdu neden yapamadın niyee boşunamı emek verdim sizlere sürekli bu kelimeleri tekrarlayıp durdu sonra 5 defa bir elime 5 defada diğer elime sopayla vurdu ben sadece parmaklarımın acısından ağladığımı hatırlıyorum gözlerim balon gibi şişmişti hem onu hayal kırıklığına uğrattığıma üzülmüştüm hemde sınıfın önünde yediğim dayağa!sonra biara yanıma oturdu dersi benim sıramdan anlatmaya başladı sanki gönlümü almak istercesine yaklaştı yanıma ben hıçkırıklar içindeyim tabi sonra sarıldı bana gözlerinden yaşlar süzüldüğünü gördüm hemen indirdim yelkenleri suya:)))çocukları inanılmaz severdi 10 yıllık evli olmasına rağmen çocuğu yoktu özlemi bundandı sanırım onun gelmesiyle beraber sınıftaki tüm öğrencilerde ilerleme olmuştu en tembelimiz bile artık dersleri anlıyor ve çözüyordu.derslerde gösterdiğimiz azim onuda sevindirmiş olmalıydıki eskisi gibi sert değildi bizlere karşı çok yumuşamıştı şakalar bile yapıyordu benim dalgalı uzun saçlarımı çok sevdiğini söylemişti, annene teşekkür ettiğimi söyle çok temiz bakmış saçlarına derdi.. malum o zamanlar okullarda bit sirke ve kene gibi canlıları öğrencilerin saçlarında görmek mümkündü:)sene sonu gelip çattığında saime öğretmenden ayrı kalacağıma üzülüyordum çok bağlanmıştım tek tesellim gelecek ders yılında onu tekrar derslerimizde görmekti.olmadı:((yeni ders yılı geldiğinde saime öğretmenin öldüğünü duyduk okul müdüründen çok ağlamıştım o gün beynindeki kötü huylu tümör alıp götürmüştü aramızdan. ameliyat için sene sonunu beklemiş özellikle bizleri yarı yolda bırakmak istememişti..şuan bunu yazarken bile gözlerim doldu senin hakkın ödenmez öğretmenim nur içinde yat..ÖĞRETMENLER GÜNÜN KUTLU OLSUN.
24 Kasım 2008 Pazartesi
sevgili günlüğüm
bugün 24 kasım öğretmenler günü her 24 kasımda yüreğimi tarifsiz bir hüzün kaplar saime öğretmen gelir aklıma hayal meyal hatırladığım bembeyaz yüzü permalı kıvırcık saçları kocaman sarı küpeleri ve siyah sarı renklerle bezeli elbisesi...nur içinde yatsın.sinirli otoriter kuralcı o sert bakışlarının altına saklanmış melek gibi bir kadındı.anlattığı dersin hakkını verir döverekte olsa zorla sokardı beynimizin içine.ilk geldiği günü anımsıyorum ilkokul 3. sınıfta okuyordum herkesin dilinde aynı kelime dolaşıyordu yeni öğretmen geldi!zil çaldı hepimiz sıralarımıza oturduk büyük bir heyecanla yeni gelen öğretmenimizin sınıfa girmesini bekliyoruk derken kapı açıldı ve göründü o melek yüzüyle, sessizce oturdu masasına önce sessiz sessiz süzdü bizleri sonra kendini tanıttı adını soyadını yazdı tahtaya 10 yıllık öğretmen olduğunu aslen anadoludan geldiğini evli olduğunu kısaca anlattı bizlere sonrasında hepimizi sırayla kaldırıp adımızı nereli olduğumuzu kaç kardeş olduğumuzu sorup tanımaya çalışmıştı.sonrada hemen derse geçti vakit kaybetmeden asla boş vakit geçmesine tahammülü yoktu aldığı maaşı sonuna kadar hakediyordu.bizleri hem çok sever hemde döverdi tembel öğrenciye tahammülü yoktu tahtaya kaldırdığı öğrenci sorularını bilmek zorundaydı.bana karşı ayrıca bir ilgisi vardı kara kuru cin gibi bir kızdım onun gözünde tam not almıştım derslerim iydi ve gözünde bir numaraydım fakat buda beni diğer öğrencilerden farklı kılmamıştı. tahtaya çok zor bir problem yazmıştı ve direk beni kaldırdı çözmem için ilk ve son dayağımı o gün yemiştim ben probleme baktım problem bana ilk defa çözemedim neye uğradığımı şaşırmıştım saime öğretmende şaşırmış olmalıki o hışımla bir tokat indirdi suratıma ama ne tokat kulaklarım sesten çınladı sonra örgülü saçımı tuttu bir sağa bir sola sallayıp durdu neden yapamadın niyee boşunamı emek verdim sizlere sürekli bu kelimeleri tekrarlayıp durdu sonra 5 defa bir elime 5 defada diğer elime sopayla vurdu ben sadece parmaklarımın acısından ağladığımı hatırlıyorum gözlerim balon gibi şişmişti hem onu hayal kırıklığına uğrattığıma üzülmüştüm hemde sınıfın önünde yediğim dayağa!sonra biara yanıma oturdu dersi benim sıramdan anlatmaya başladı sanki gönlümü almak istercesine yaklaştı yanıma ben hıçkırıklar içindeyim tabi sonra sarıldı bana gözlerinden yaşlar süzüldüğünü gördüm hemen indirdim yelkenleri suya:)))çocukları inanılmaz severdi 10 yıllık evli olmasına rağmen çocuğu yoktu özlemi bundandı sanırım onun gelmesiyle beraber sınıftaki tüm öğrencilerde ilerleme olmuştu en tembelimiz bile artık dersleri anlıyor ve çözüyordu.derslerde gösterdiğimiz azim onuda sevindirmiş olmalıydıki eskisi gibi sert değildi bizlere karşı çok yumuşamıştı şakalar bile yapıyordu benim dalgalı uzun saçlarımı çok sevdiğini söylemişti, annene teşekkür ettiğimi söyle çok temiz bakmış saçlarına derdi.. malum o zamanlar okullarda bit sirke ve kene gibi canlıları öğrencilerin saçlarında görmek mümkündü:)sene sonu gelip çattığında saime öğretmenden ayrı kalacağıma üzülüyordum çok bağlanmıştım tek tesellim gelecek ders yılında onu tekrar derslerimizde görmekti.olmadı:((yeni ders yılı geldiğinde saime öğretmenin öldüğünü duyduk okul müdüründen çok ağlamıştım o gün beynindeki kötü huylu tümör alıp götürmüştü aramızdan. ameliyat için sene sonunu beklemiş özellikle bizleri yarı yolda bırakmak istememişti..şuan bunu yazarken bile gözlerim doldu senin hakkın ödenmez öğretmenim nur içinde yat..ÖĞRETMENLER GÜNÜN KUTLU OLSUN.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder