30 Kasım 2008 Pazar

sevgili günlüğüm

güzel bir pazar gününden merhaba!
normalde hafta sonu evde olmayı pek sevmem zaten çok nadirdir evde olduğum fakat bugün evden çıkmak istemedim kendi kabuğuma çekilip dinlenmek ve kendimi dinlemek istedim ruhumu kalbimi beynimi...aklımdaysa hala gözümün önünden gitmeyen küçük çingene çocuğu vardı belkide bugün sırf bu yüzden kendimi dinliyordum!dün akşam saatlerinde bindiğim otobüste gözlerim ön koltukta oturan çingene kadına ve kucağındada kapkara gözlerle etrafa gülücükler saçan nimik oğluna takıldı. insanları etnik kimlikleriyle hiçbir zaman yargılamam ve dışlamam yanlız çingenelerinde diğer etnik milletler gibi ülkemizde malum sebeplerden dolayı dışlandığını biliyoruz.işte bu çok yaraladı beni hele dün gördüğüm manzara karşısında resmen dehşete düştüm..bir kez daha insanlığımdan utandım..düşünün!çevresindeki bütün kötülüklerden habersiz masum bir çocuk gülen gözleriyle etrafa yaydığı gülücükler ilgi ve şevkat görmek isteyen bakışları, sürekli kaçamak gözlerle bana gülümsemesi hele o kömür karası gözlerine ne demeli canım benim o soğukta üzerinde sadece kolları yırtık bir kazak vardı sıkı sıkı annesinin koynunda ısınmaya çalışıyordu ben bile kalın mantomun içinde üşüyorken o nasıl üşümesin ki:(((arabanın hareket etmesiyle annesine daha bir sıkı sıkıya sarıldı. benim dikkatimi çekense hafif kısık seslerle duyduğum o tiksinç kelimelerdi anne ve çocuğa öğğğğğğğ gözlerle bakan kendilerini insan üstü varlık olarak nitelendiren bir kaç kendini bilmez 'yaratık'lar tüm keyfimi kaçırdı.nasıl sinirlenmeseydimki hiçkimseye zararı olmayan kendi hallerinde iki insan ve 'insan görünümündeki canavarlar' bütün kötü niyetlerini belli ederek senelerden beri kendilerine aşılanan ön yargıyla nasılda dışlayan gözlerle baktılar her ikisinede. sonra arkamdan bir ses işittim bunları almamak lazım otobüslere burdada hırsızlık yaparlar sonra diğeri gayet tabi almasınlar..beni en çok yaralayan ise kılık kıyafetleriyle dalga geçilmesiydi bunu yapanlarsa daha ergenlik çağına yeni girmiş bıyıkları henüz terlemiş geleceğimizin gençleriydi... bir an şöyle düşündüm!aydınlık bir gelecek değil karanlık bir geleceğin içinde aydınlığı mumla arayan bir gelecek mi bekliyordu bizleri?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler