çarşı pazar heryerde hummalı bir telaş sezinliyor ve gözlemliyorum, gittiğim mekalarda bol miktarda kalpcikler ile süslenmiş tavanlar perdeler camekanlar gözüme çarpıyor... ne bu telaş?sevgililer günü haftasına adım atıyormuşuzda ondanmış meğer bütün bu hazırlıklar,sevgililer günü bana o kadar anlamsızca geliyorki bununla ilgili bir yazı yazmayı vazife olarak gördüm bildim...aşk hayatta insanın başına gelebilecek en güzel,en yalın,en içten, sımsıcak pamuk şekeri gibi diyelim hatta en en en ötesi yok...işte böyle tarifsiz bir duygu,yaşanılmaya değer ve yaşanılası mükemmel her eve her bütçeye lazım bir olgudur aşk!para pulla değer biçilemeyecek kadar masum ve saftır ve bundandır aşkı yaşıyor iken beyin mekanizmalarımızın devre dışı olması,hatta uzunca bir sürede devreye girememesi.herşey böyle güllük gülistanlık seyir ederken nereden çıktı bu çok çok özel anların yanlız bir güne dayatılma fikri ve zikri.herkesimin kendine göre şekillendirdiği tamamen ticari amaç olarak gördüğü bu maneviyatın dillerden dillere düşmeside neyin nesi, insanlar sadece 14 şubatta mi hatırlayacaklar aşık olduklarını sevginin değerini kıymetini vs sini...pehhhhhhhh yemişim sizin aşk gününüzü sen git sevgiline en kötü sözleri söyle hergününüz kavga gürültü içinde geçsin kırıp geçirin birbirinizi olmadık aşağılık kelimeler ederek rencide edin sonrada vay efendim bugün sevgililer günü gel aşkımızı doya doya bir güne sığdıralım yarın nasılsa yine kavgaya devam ederiz falanda filan.yada;biribirini deli gibi seven,aşklarını kelebek ömrü gibi geçiren, ay ışığında sevgilisini anıp hüzünlenen adına şarkılar şiirler yazan,ilkbaharda kırlarda el ele göz göze doyasıya aşkı yaşayan insanlara kalkıp bugün sevgililer günü hadi bugün aşık olun sevin sevgilinizi hediyelere boğun demek kadar anlamsızca bir cümle daha var mıdır acaba?
sevgililer günü yalandır yoktur böyle birgün olmamalıda zaten. insanlar yılın 365 günü sevmeli birbirini aşk varsa eğer yaşanılmalı sonuna kadar,sırf birgüne endeksli yapay aşık olunabilir mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder