merhaba !görmemişliğinde budarına pessss, ohaaaa diyorum başka hiç birşey diyemiyorum.bizim şirketteki kokkoştan bahsetmiştim sizlere ama bu kokkoş rumuzunu(matilda) olarak düzeltmek istiyorum.insanları isimleriyle rencide etme taraftarı değilim her ne kadar bu düşüncelerimi bilmesede okumasada doğru olan bu!matilda'yla servis muhabbeti yapıyoruz:))) bu arada geçenlerde yaşadığımız kırgınlık bitti. insanlara kin güdemeğimden yaşanan kırgınlıkları çabuk unuturum olmamış farzederim öylede oldu.bana aldığı çizmelerden ve kıyafetlerden bahsediyor,dün akşam falanca marka 2 çift çizme almış çizmelere uygunda elbiseler almış, mış mış da mış mış:)) asi ayyyy kızz bi görsen herşey ne kadar ucuzlamış etiketin yarısı bende boş dururmuyum her çeşitten 2 şer 3 er 5 er aldımda aldım bütün maaşım bitti dün.ama değdi beeee çok karlıyım:))bu kısmı söylerken sımeyl(kadındaki ince bıyık) altından hafif sırıtıyor.iki çift çizmeyi 400 tl ye kapakladım nbrrrrrrr ama hakiki kuzu derisinden bir görsen çok şahane(kuzu derisimi? vıyyyyyy koyun yada kısrak olsa ne olur sanki muhahahhaha)ben hımmmmmm yaaaaaaaaa eyi eyi diye kaşlarımı bir indirip bir kaldırıyorum hem yadırgıyorum hemde tartışmaya girmek istemiyorum yoksa bilirim kendimi bu öyle bir konuki benim için değil tartışma akşama kadar susmam.kısaca matildanın öz geçmişinden bahsedip kaldığımız yerden devam edicem konuya;matilda kadıköy tescilli kadıköyde çok zengin bir ailenin kızı olarak lise 2'inci sınıfa kadar hayatına devam eder fakat mütahit olan babasının işleri kötü gidince iflas kaçınılmaz olur ve herşeyi satıp taşınırlar(bizim ilçeye).kolej çıkışlı olan matilda her ne kadar devlet okullarını yadırgasada mecburiyetten devam eder eğitim hayatına,matildanın hayatında herşey değişmiştir fakat insanlara tepeden bakma huyunu hala yitirememiş fukara,bu görmemişliğinin altında yatan sebepte bu aslında.konumuza gelecek olursak şahşahlı ve cafcaflı hayatından eser kalmayan ve çalışmaya hepimiz gibi mecbur olan matildayı bu israflı davranışlarından dolayı çok yadırgıyorum,bikere 30 yaş olgunluğunu taşımış olsaydı bu tür hadsiz savurganlığın yerine kazandığı paranın bir kısmıyla ev ekonomisine katkıda bulunabilirdi.sonra kendi ihtiyaçlarını ama geçekten ihtiyacı varsa aşırıya kaçmadan giderebilir diğer kısmıylada kendi çapında yatırım yapabilirdi diye düşünüyorum.bu günlerin birde yarını olduğunu kavrayabilse de adımlarını ona göre atsa keşke. yoksa kimbilir bu hayat yolculuğunda bizleri daha neler neler bekliyordur bunu kestirebilmemiz mümkün değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder