dün gece rüyamda zozan'ı gördüm(en çok sevdiği isimdi bu)elbiseleri yırtık,gür saçları darmadağınıktı,toprakta uyumak için yer açmıştı kendine her yerde kar her yerde soğuk ve ayaz; zozan ısınmaya çalışıyordu toprağın altında,derenin suyu kan kırmızı akıyordu, kan ve ölüm kokusu sarmıştı her yeri,kolumdan tuttuğu gibi geri itekledi git diye sonrasında gittim mi? kaldım mı? hatırlamıyorum rüyam erken bitmişti. 6 yıl önce yine bir şubattı gittiğinde,sen gittikten 2 gün sonra doğdu yiğenin şimdi 6 yaşında ve seni hiç tanımıyor.'zozan' adını hep çok sevdin yaylalara olan özleminden dolayı.köye gittiğimizde en uğrak yerimiz dere boyu olurdu,ağaçlara çıkar sesimizin olanca gücüyle bağıra bağıra yasak türküler söylerdik,sonra tüm kızlar toplaşır zılgıtlar eşliğinde halaya tutuşurduk başı hep sen çekerdin bense ortalarda biyere sıkışıverirdim.erkek egemenliğine karşıydın,kadındaki gücü,aklı ve yüreği anlattırdın defalarca ben hala ama 'erkek' diye takılır kalırdım.hiç bir zaman senin kadar güçlü ve kararlı olamadım,hayatında yanlızca birkere sevdalandın erkek egemenliğine,sonrasında yanlış dedin noktaladın.belkide sevdalandığın yüreğini açtığın adam seni hayal kırıklığına uğratmamış olsaydı şimdi kimbilir hangi hayatı yaşıyor olacaktın.seni hiç ağlarken görmedim,baban öldüğünde bile çok donuk ve duygusuzdun,acılarını içinde yaşardın hep, ağlamak zayıflıktı ve sen daima güçlüydün.düşüncelerin, hayata bakış açın, yaşam felsefen hep net ve radikaldi.kimse karşında duramadı, gitme diyemedi sana 'daye'(annen) bile!vedalaşmayı sevmezdin,her ayrılık yeni bir başlangıçtı sana göre; bir sabah ansızın eyvallah bile demeden çıkıp gittin.
dostum arkadaşım hevalım 'zozan'.yüreğim daima seninle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder