17 Şubat 2009 Salı

sevgili günlüğüm


SON OTOBÜS(GAZANFER ÖZCAN'IN ANISINA)

Gece yarısı. Son otobüs.

Biletçi kesti bileti.

Beni ne bir kara haber bekliyor evde,

ne rakı ziyafeti.

Beni ayrılık bekliyor.

Yürüyorum ayrılığa korkusuz

ve kedersiz.
İyice yaklaştı bana büyük karanlık.

Dünyayı telâşsız, rahat

seyredebiliyorum artık.

Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği,

elimi sıkarken sapladığı bıçak.

Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.

Geçtim putların ormanından

baltalayarak

ne de kolay yıkılıyorlardı.

Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri,

çoğu katkısız çıktı çok şükür.

Ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı,

ne böylesine hür.
İyice yaklaştı bana büyük karanlık.

Dünyayı telâşsız, rahat

seyredebiliyorum artık.

Bakınıyorum başımı kaldırıp işten,

karşıma çıkıveriyor geçmişten

bir söz

bir koku

bir el işareti.
Söz dostça

koku güzel,

el eden sevgilim.

Kederlendirmiyor artık beni hâtıraların dâveti.

Hâtıralardan şikâyetçi değilim.

Hiçbir şeyden şikâyetim yok zaten,

yüreğimin durup dinlenmeden

kocaman bir diş gibi ağrımasından bile.
İyice yaklaştı bana büyük karanlık.

Artık ne kibri nâzırın, ne kâtibinin şakşağı.

Tas tas ışık dökünüyorum başımdan aşağı,

güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan.

Ve belki, ne yazık,

hattâ en güzel yalan

beni kandıramıyor artık.

Artık söz sarhoş edemiyor beni,

ne başkasınınki, ne kendiminki.
İşte böyle gülüm,

iyice yaklaştı bana ölüm.

Dünya, her zamankinden güzel, dünya.

Dünya, iç çamaşırlarım, elbisemdi,

başladım soyunmağa.

Bir tiren penceresiydim,

bir istasyonum şimdi.

Evin içerisiydim,

şimdi kapısıyım kilitsiz.

Bir kat daha seviyorum konukları.

Ve sıcak her zamankinden sarı,

kar her zamankinden temiz.


nazım hikmet ran...

'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler